Otonom sürüş yarışında vites yükselten Waymo, altıncı nesil Driver donanım paketini resmen devreye almaya hazırlanıyor. Yeni sistemin takıldığı ilk araç ise Çinli üretici Zeekr tarafından üretilen Ojai isimli elektrikli minibüs oldu. Tasarımıyla şimdiden dikkat çeken bu araç, yakında Los Angeles ve San Francisco’da Waymo çalışanlarına tamamen sürücüsüz yolculuk hizmeti sunmaya başlayacak.
Şirketin planı net: Önce kapalı kullanıcı grubunda operasyon, ardından halka açık robotaksi hizmeti.
Önceki nesilde 29 kamera bulunurken, yeni sistem daha az sayıda ama çok daha yüksek dinamik aralığa sahip kameralar kullanıyor. Bu da özellikle gece sürüşünde ciddi avantaj sağlıyor.
Lidar sensörleri santimetre ölçeğinde hassasiyet sunuyor ve yayalar gibi savunmasız yol kullanıcılarını daha net tespit edebiliyor. Radar sistemi ise kötü hava koşullarında güvenliği artırıyor. Ayrıca yaklaşan ambulans veya tren gibi araçlar ses imzalarından algılanabiliyor.
Bu büyüme planı doğrultusunda Metro Phoenix’teki tesis, her yıl on binlerce Driver donanım kiti üretebilecek kapasiteye ölçeklendiriliyor. Üretim arttıkça maliyetlerin düşmesi ve operasyonel kârlılığın artması bekleniyor.
Önümüzdeki aylarda Los Angeles ve San Francisco sokaklarında bu “çılgın görünümlü” minibüsleri daha sık görmeye başlayabiliriz. Eğer planlandığı gibi ilerlerse, Waymo otonom taşımacılığı bir üst ölçeğe taşıyacak gibi görünüyor.
Şirketin planı net: Önce kapalı kullanıcı grubunda operasyon, ardından halka açık robotaksi hizmeti.
Daha Ucuz, Daha Küçük, Daha Güçlü
Waymo’nun yeni nesil Driver paketi, daha önce yalnızca Jaguar I-Pace üzerinde kullanılan sistemin yerini alıyor. Şirkete göre altıncı nesil donanım:- Daha düşük maliyetli
- Daha kompakt
- Daha kolay ölçeklenebilir
- Çok daha yüksek işlem kapasitesine sahip
Tesla’dan Farklı Bir Yol
Waymo’nun yaklaşımı, yalnızca kameraya dayalı sistem kullanan Tesla’dan farklı. Yeni donanım paketi:- 16 adet 17 megapiksel yüksek çözünürlüklü kamera
- Kısa menzilli lidar sensörleri
- Radar üniteleri
- Harici ses algılama sistemi (EAR)
Önceki nesilde 29 kamera bulunurken, yeni sistem daha az sayıda ama çok daha yüksek dinamik aralığa sahip kameralar kullanıyor. Bu da özellikle gece sürüşünde ciddi avantaj sağlıyor.
Lidar sensörleri santimetre ölçeğinde hassasiyet sunuyor ve yayalar gibi savunmasız yol kullanıcılarını daha net tespit edebiliyor. Radar sistemi ise kötü hava koşullarında güvenliği artırıyor. Ayrıca yaklaşan ambulans veya tren gibi araçlar ses imzalarından algılanabiliyor.
Her Hava Koşuluna Hazır
Waymo, sensörlerin kar veya kir nedeniyle devre dışı kalmaması için temizleme sistemleri de entegre etmiş durumda. Şirket özellikle “yüksek kullanılabilirlik” vurgusu yapıyor. Amaç, robotaksinin yalnızca ideal hava koşullarında değil, gerçek dünya şartlarında da güvenle çalışabilmesi.Filo Hızla Büyüyor
Waymo’nun şu an yollarda yaklaşık 1.500 aracı bulunuyor. Şirket bu sayıyı yıl sonuna kadar 3.500’e çıkarmayı hedefliyor. Nihai hedef ise on binlerce robotaksiyi Amerika sokaklarında görmek.Bu büyüme planı doğrultusunda Metro Phoenix’teki tesis, her yıl on binlerce Driver donanım kiti üretebilecek kapasiteye ölçeklendiriliyor. Üretim arttıkça maliyetlerin düşmesi ve operasyonel kârlılığın artması bekleniyor.
Otonom Yarışta Yeni Aşama
Zeekr üretimi Ojai minibüs, Waymo’nun yeni döneminin sembolü olabilir. Daha uygun maliyetli, daha modüler ve daha gelişmiş bir donanım paketiyle şirket, robotaksi pazarındaki liderliğini sağlamlaştırmayı hedefliyor.Önümüzdeki aylarda Los Angeles ve San Francisco sokaklarında bu “çılgın görünümlü” minibüsleri daha sık görmeye başlayabiliriz. Eğer planlandığı gibi ilerlerse, Waymo otonom taşımacılığı bir üst ölçeğe taşıyacak gibi görünüyor.